Prof. Dr. Ersoy Konaş

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi

Endoskopik Alın ve Kaş Estetiği

Göz kapaklarında sarkma veya torbalanma şikayetleri ile başvuran hastaların büyük bölümünde alın ve kaşları ilgilendiren sarkıklıklar ve kırışıklıklar da görülmektedir. Bu çevre dokuların oluşturduğu sorunlar ilk etapta önemsiz gibi görünmekle beraber kimi zaman o denli önem kazanır ki yüzde elde edilecek gençleşmeyi doğrudan etkilemektedir. Üst yüz bölgesinin estetik ameliyatları arasında en etkin yöntemlerden birisi de alın ve kaş girişimlerini içermektedir. Özellikle kaş kaldırma ve şakak germe işlemleri yüz gençleştirme ameliyatlarının bir çoğuna eklenmektedir. Bu noktada hastanın cinsiyeti önem kazanmaktadır. Şöyle ki kadınlarda kaş hizası göz çukuru üst kemiğinin 1 cm üzerinde yerleştiğinde daha genç ve çekici bir görünüm oluşturmakta iken erkeklerde ise kemik ile aynı seviyede konuşlanmalıdır.

Kaş kaldırma işlemleri ameliyat ile yapılabildiği gibi botox uygulamaları ile de gerçekleştirilebilir. Bir diğer basit yöntem ise askı dikişleri ile kaşın asılmasıdır. Tek bir dikiş ile dokunun yukarı çekilmesi kimi zaman gevşeme ve dokudan sıyrılmalar nedeniyle güvenli bir yöntem olarak görülmemektedir. Şakak bölgesinin gerilmesi veya kaşın yantarafının kaldırılması gerekmekte ise en etkin yöntemlerden birisi saç içerisinde yerleşen 3 cm’lik bir kesi ile kaş yan tarafının tabandan serbestleştirilmesi ve şakak derisinin şakak kas zarına asılmasıdır. Kaş ve şakak bölgesinin gençleştirilmesinde etkin ve kalıcı bir yöntemdir.

Kaş ile beraber alın cildinde de gevşeme ve sarkma söz konusu ise bu durumda endoskopik alın germe ameliyatının eklenmesi uygun olacaktır. Endoskopik alın ve yüz germe işlemleri birkaç milimetrelik kameralar yardımı ile ve küçük kesilerden girilerek yapıldığı için çok az iz bırakan yöntemlerdir. Ayrıca bu yöntem alın bölgesinde kırışıklıklara neden olan kasların zzayıflatılarak gevşetilmesine de olanak sunmaktadır.  

Endoskopik alın ve yüz germe ameliyatları aşırı cilt sarkması olmayan problemin daha ziyade yüzün üst bölgelerinde bulunduğu 30-40 lı yaşlardaki hastalarda tercih edilmektedir. Teknik sayesinde kısa ve az iz kalması, hızlı iyileşme ve olası ağrının az ve kısa olması gibi avantajlar söz konusudur.